• Yazar

Hazine Ve Maliye Bakanı Nebati Ekonomi Gündemini Değerlendirdi



Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, vatandaşın "Kur korumalı TL mevduat sistemi"ne güvendiğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti yeni bir modelle yola çıkıyor, bu modelin enstrümanlarıyla hareket ediyor, bunun başarılı olacağına inanıyor, vatandaş da buna destek veriyor" diyerek belirtti.


Vatandaşın "Kur korumalı TL mevduat sistemi"ne güvendiğini vurgulayan Nebati, "Karşı tarafın yapabileceği bir argüman kalmadı. Şu paradigma değişikliğini anlasınlar. Türkiye Cumhuriyeti yeni bir modelle yola çıkıyor, bu modelin enstrümanlarıyla hareket ediyor, bunun başarılı olacağına inanıyor, vatandaş da buna destek veriyor. 20 Aralık'ta millet tokat attı, 3 ay boyunca yaşadığımız sıkıntıları bertaraf etmeyi başardık. Onun getirdiği, bu başarının birinci sebebi Cumhurbaşkanımızsa asli sebebi ülkemizde yaşayan sağduyulu insanlardır" diyerek belirtti.


KDV ile ilgili bir çalışmalarının olduğunu dile getiren Nebati, "Gerçekten ses getirecek, KDV'nin sadeleştirilmesi, piyasadaki üretici, tüketici dahil olmak üzere herkesin ittifak edeceği bir yalın sistem getireceğiz." ifadelerini kullandı.

Nebati, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması konusunda da çalışmalar yaptıklarını açıkladı.


ÖTV İndirimi Olmayacak

Otomobil, beyaz eşya ve telefon gibi ürünlerde ÖTV indirim planı olup olmayacağının sorulması üzerine Nebati, şöyle devam etti:

"Hayır, araç satışlarında bir düşme yok, araç kuyrukları var. Talepleri karşılayamıyorlar, ÖTV'yi niye indirelim? Beyaz eşyada tarihi rekorlar kırılıyor ihracatta ve iç tüketimde, ÖTV'yi niye düşürelim? Akaryakıt fiyatlarında kaybedilen vergisel vergilerin yükünü 84 milyon çekiyor. Birinin kullandığı akaryakıtı niye başkası çeksin? Biz petrol ve doğal gaz üreticisi değiliz. 2023'te doğal gaz üreteceğiz ancak şu anda doğal gazı dövizle alıyoruz. Bunu nereye kadar sübvanse edebilirim. Önümüzdeki yıl 55 milyar dolar enerji ithalatımız var. Geçici karar alınmış, piyasa canlanmış böyle bir dönemde o imkanı bitirdik."

Nebati, serbest piyasayı her alanda gözettiklerinin altını çizdi. Memur ve emekli maaşlarının ne kadar olacağı konusundaki soruya Nebati, "19 yıllık bir müktesebat var, bu diyor ki, enflasyonun üstünde, enflasyona ezdirmeyecek şekilde bir artırım yapılacak. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız önerilerde bulunuyor. Kendi bütçemize de bakacağız. Optimal olan kısım bütçe ve vatandaş açısından nereye geliyorsa, siyasi irade yetkisini kullanacak. Kabine toplantısında konuşulur ve Cumhurbaşkanımız karar verir." yanıtını verdi.

Nebati, asgari ücretteki vergi muafiyetiyle devletin ne kadarlık bir gelirden vazgeçtiğinin sorulması üzerine de, "49 küsur, 50 milyar lira. Bununla damga ve gelir vergisini istisna tuttuk. Asgari ücretin olduğu kısımda ve tüm ücretlerde, asgari ücretten vergi almıyoruz" diyerek belirtti.


Piyasada yanlış yapanların ve yanlış fiyat uygulayanların üzerine gideceklerine dikkati çeken Nebati, bu konuda spesifikleştirme yapmayacaklarını, kim yanlış yaparsa onun üzerine gideceklerini vurguladı.

Nebati, KGF'yi devreye sokacaklarının altını çizerek, selektif yatırımlarda ona göre oluşturulmuş katma değerli projeye bankaların kredi vereceğini ve proje bankacılığını devreye alacaklarını anlattı.


"Katar'dan ve Suudi Arabistan'dan sıcak para gelecek, oralarla anlaşma yapılıyor" gibi söylentilerin olduğunun söylenmesi üzerine de Nebati, bunların swap anlaşmalarıyla yapılan şeyler olduğunu ve Türkiye'nin çıkarı neyse onu yapacaklarını vurguladı. Nebati, bir soru üzerine, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bağımsız olduğunu söyledi.


"Liseyi Viranşehir'de Bitirdim"

Şanlıurfa Viranşehirli olduğunu, liseyi orada bitirdiğini sonrasında İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümüne 1983'te başladığını söyleyen Nebati, ailesinden dolayı iş hayatından çeşitli sektörleri tanıdığını söyledi.


Nebati, "Siyasete girdikten sonra kardeşlerim, ortağım, ortaklarım işe devam ediyorlar. Yolumuza devam ediyoruz. Ben MÜSİAD'da çok önemli deneyim elde ettim, 6 yıl yönetim kurulu üyeliği yaptım. Ekonomi raporları, piyasayla iletişim, ilişkiler, sektörel bazda bilgi sahibi olmak bütün bunlar beni piyasanın bir parçası haline getirdi. Aynı zamanda siyaset yapıyorum. 1995'te Refah Partisi Bakırköy ilçe Başkanıydım. Siyasete tam dibinden merkezinden geliyorum. 28 Şubat sürecinde, o acılı günlerde hep oralardaydım Bakırköy'de. Ak Parti'nin kuruluşundan itibaren İl'de görev aldım, milletvekilliği yaptım, MKYK üyesi oldum, genel başkan yardımcısı oldum, siyasi olarak gelinebilecek en hoş şeyleri yaşadım" diyerek belirtti.