Trabzonda Mutlaka Gezilmesi Gereken 4 Yer

Atatürk Köşkü

Burası, Trabzonda Kostantin Kabayanidis tarafından 1890 yılında yazlık olarak yaptırılmış olan, Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin izlerini taşıyan bir köşk. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1934 ve 1937 yıllarındaki Trabzon’u ziyaret ettiğinde hep bu köşkte kalmış ve vefatından 1 sene önce Trabzon’a gelerek bu köşkte vasiyetini yazmıştır. Vasiyetinde şöyle diyor: “Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekle ferahlık duyuyorum. İnsanın serveti, kendi manevi kişiliğinde olmalıdır. Ben büyük milletime daha neler vermek istiyorum.” 11 Haziran 1937.

Ayasofya Müzesi

Trabzonda, Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği sayılanlardan Ayasofya Kilisesi, Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethi sonrasında camiye çevrilmiş yapılardan biri. 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılan kilise, 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi’nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Bahçesinde bir de çay bahçesi bulunmaktadır.

Sümela Manastırı

Sümela Manastırı, sert dağlar, gürül gürül dereler arasında, imkansız bir yamaca yapılmış, denizden 1150, vadiden 300 metre yüksekteki bu Rum Ortodoks manastır ve kilise kompleksi. UNESCO “Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi”nde yer alıyor. 13. yüzyılda yapılmaya başlanan bu manastıra yıllar içinde yeni bölümler de eklenmiş ve 1923’e kadar kullanılmış. Yüzyıllarca aktif olarak kullanılan manastırın şu an büyük bölümü restorasyonda. Aslında asıl restorasyon, 2015’in eylül ayında başlamış ve yaklaşık 3,5 yıl sürmüş. Bu ana restorasyon ve çevre düzenlemesi sonucunda, su kemerleri ve manastıra çıkan merdivenler kullanılır hale getirilmiş, yaklaşık 4 bin ton kaya temizlenmiş, 300 metrelik yürüyüş yolu düzenlenmiş.

Uzungöl

Trabzon’a 99 km ve Çaykara ilçesine 19 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 1090 m yükseklikte bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve müthiş orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, “Uzungöl” olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir. Özellikle yakınındaki “Şerah” köyünün yöreye uyan tarzda yapılmış eski ahşap evler, doğanın güzelliğini tamamlar niteliktedir. Yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çeken Uzungöl, sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından oldukça zengindir. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlardaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü gibi diğer yaylalara geziler düzenleme seçeneği vardır.

#trabzon

 

Haberin Evine Abone Olunuz...

© 2012-2020 Tüm Hakları HaberinEvine Aittir. İzinsiz Alıntı Yapılamaz.